Haber Detayı
05 Şubat 2026 - Perşembe 09:09
 
Bebek Yiyen Çeşme ve Sözde Medeniyetler Şehri İsviçre - Jeffrey Epstein Dosyası
Milli Gazete yazarı Muhammet Binici, köşesinde Jeffrey Epstein dosyasında kontrollü biçimde sosyal medyaya sızdırılan video ve görsellerin her geçen gün kamuoyunda daha büyük bir sarsıntı ve dehşet oluşturduğuna dikkat çekiyor. Ortaya çıkan her yeni detayın, olayın vahametini ve perde arkasındaki karanlık ilişkiler ağını biraz daha görünür kıldığını vurgulayan Binici, paylaşımların bilinçli zamanlamasının bunun rastlantı değil, planlı ve yönlendirilmiş bir ifşa süreci olduğunu ortaya koyduğunu ifade ediyor. Medeniyetler beşiği olarak anılan İsviçre’nin merkezindeki, bebek ve çocuk eti yiyen bir figürü tasvir eden çeşmenin ise bu karanlığın sembolik bir yansıması olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. İşkence, ensest, pedofili ve çocuk istismarı başlıklarının yan yana geldiği Epstein dosyasının, yalnızca bir skandal değil, güç, sapkınlık ve cezasızlıkla beslenen bir yapının insanlığın vicdanına meydan okuması olduğunu dile getiriyor. İşte tüyler ürperten detaylar...
GÜNDEM Haberi
Bebek Yiyen Çeşme ve Sözde Medeniyetler Şehri İsviçre - Jeffrey Epstein Dosyası

Jeffrey Epstein Dosyası: Gazze'den Suriye'ye, Gölgedeki Küresel Kaldıraç

 

Jeffrey Epstein dosyasında sosyal medyaya kontrollü şekilde sızdırılan video ve görseller, kamuoyunda her geçen gün daha büyük bir sarsıntı ve dehşeti içinde barındırıyor. Ortaya çıkan her yeni parça, olayın vahametini ve perde arkasındaki karanlık ilişkiler ağını biraz daha açığa çıkarıyor. İzleyenlerin ve takip edenlerin yüreği bu görüntülere artık dayanmıyor. Paylaşımların bilinçli zamanlaması ve seçilen içerikler, bunun rastlantı değil, planlı ve yönlendirilmiş bir ifşa süreci olduğunu açıkça gözler önüne seriyor..
 

Medeniyetler beşiği olarak adlandırılan İsviçre’nin tam göbeğinde yer alan bir çeşme, bu karanlığın sembolik bir yansıması gibi duruyor. Bu çeşmede temsil edilen figür, bebek ve çocuk eti yiyen bir adam. İnsanlığa örnek olduğu iddia edilen bir coğrafyada, böylesine vahşi ve insanlık dışı bir figürün şehir merkezinde sergilenmesi, basit bir sanat ya da mitoloji tartışması olamaz.
 

Peki Jeffrey Epstein dosyasında öne çıkanlar ne?
 

İşkenceensest ilişkilerpedofiliçocuk istismarı ve bebek eti yiyen insanlar. Tüm bu başlıklar yan yana geldiğinde ortaya çıkan tablo tesadüflerle açıklanamaz. Bu figürü ülkenin göbeğine dikenler kimler, neyi simgeliyorlar, neyi normalleştirmeye çalışıyorlar ve hangi karanlık düzeni gözlerden saklıyorlar?
 

Bu artık yalnızca bir skandal dosyası değil. Bu, güç, sapkınlık ve cezasızlıkla beslenen bir yapının insanlığın vicdanına meydan okumasıdır. Ve asıl korkutucu olan, tüm bunların gözümüzün önünde, adım adım normalleştirilmeye çalışılmasıdır.
 

Artık Uluslararası siyasetin sahnesi bazen savaş uçakları ve tanklarla değil, adliye binalarından sızan belgeler ve açılan gizli dosyalarla yeniden yazılıyor. Son yılların en çarpıcı ve karanlık örneği, hiç şüphesiz Jeffrey Epstein dosyasıdır. Bu dosya, sadece adli bir vakayı değil, küresel iktidar, servet ve yolsuzluğun iç içe geçtiği bir ağı, birbirini tutan sırlar ve şantaj potansiyeli yüksek bilgiler havuzunu belgeliyor. Daha önce de programlarım ve yazılarımda da bahsettiğim gibi işte tam da bu noktada, Ortadoğu'da yaşanan iki kritik dönüşümün arkasında, bu "gizli dosya"nın belirleyici bir koz olarak kullanılmış olma ihtimali, giderek daha güçlü hale geliyor.
 

İsrail’in Köşeye Sıkışması ve "Dosya" ile Gelen Ani Destek
 

7 Ekim 2023 sonrasında, Hamasın meşru müdafaasını takip eden günlerde ABD başlangıçta daha temkinli ve çekimser bir dil kullanmıştı. İsrail’in Gazze’deki operasyonları ise zamanla uluslararası insan hakları örgütlerinin ve medyanın şiddetle eleştirdiği, yüzbinlerce sivilin; bebek, kadın, çocuk, yaşlı ayrımı gözetilmeksizin tüm dünyanın gözü önünde katledilmesiyle acımasız bir boyuta dönüştü. İsrail, hem askerî hem de diplomatik olarak giderek artan bir uluslararası baskı altına girdi

.

Fakat beklenmedik bir şekilde, ABD iç siyasetinde Jeffrey Epstein davasına ilişkin yeni belge ve isimlerin mahkeme kayıtlarından sızmaya başlamasıyla aynı zamanda, Donald Trump’ın İsrail’e koşulsuz ve hızlı desteği kamuoyuna yansıdı. Bu zamanlama dikkat çekiciydi: Tam da Epstein dosyasının siyasi ve elit kesimler üzerindeki potansiyel etkileri konuşulurken, Trump’ın dış politikada bu denli keskin bir “İsrail yanlısı” hamle yapması, analistlerce “dikkat dağıtma” veya “siyasi pazarlık” stratejisi olarak yorumlandı ve bu konu günlerce konuşuldu.

 

Peki dengeler nasıl bu kadar hızlı değişti? Özellikle Trump’ın İsrail lehine bu sert ve tereddütsüz tavrı, yalnızca bölgesel politikalarla mı, yoksa Epstein bağlantılı sızıntıların yol açtığı iç siyasi kırılganlıkları dengelemek ve kendi açıklarını, ahlaksızlıklarını örtbas etmek amacıyla mı böyle şekillendi? İşte bu soru, olayların görünen yüzünün altındaki karmaşık ilişkiler ağını gün yüzüne çıkarıyor.

 

Burada Jeffrey Epstein dosyası  devreye, giriyor. Bu dosya, yalnızca cinsel istismar suçunu değil, küresel siyasi ve finansal elitler arasındaki görünmez bağları, ziyafetleri, karşılıklı himaye ve şantaj ilişkilerini, ahlaksızlıkları belgeleyen devasa bir arşiv. İsrail istihbaratı veya ona bağlı aktörler, bu kritik anda, dosyada yer alan ve ABD siyasetinde etkin belirli isimlerle ilgili kritik bilgilere erişimi veya bu bilgilerin ifşa tehdidini bir "kaldıraç" olarak kullanmış, böylece beklenen siyasi ve askeri desteğin önünü hızlıca açtığı açabildiği artık herkesçe aşikâr. Köşeye sıkışmış çakma bir devlet, geleneksel diplomasinin sınırlarını aşarak, böyle "gölge dosyaların" karanlık gücüyle hayati bir çıkış yolu bulabilmesi akıllara ziyan bir durum.
 

Suriye’de İbrenin Dönüşü ve Yine Aynı "Dosya"nın İzleri
 

Suriye'nin kuzeyinde yaşananlar, klasik bir jeopolitik senaryodan çok daha derin ve karanlık bir oyunu gözler önüne serdi. Türkiye'nin kararlı askeri ve diplomatik hamleleriyle bölgedeki denge açıkça lehine dönerken, sahneye aniden çıkan bir figür her şeyi sorgulatacak bir hamle yaptı. Donald Trump, Ahmed Hüseyin eş-Şara'nın yanında durarak, Türkiye'nin politikalarına destek veren beklenmedik bir açıklamada bulundu.
 

Ancak bu hamlenin ardından, gerçek gündemi gölgeleyen bir manzara ortaya çıktı: İsrail, Jeffrey Epstein dosyasını yeniden devreye soktu. Tıpkı Gazze'de olduğu gibi, burada da görünürdeki siyasi duruşun altında, bu karanlık dosya üzerinden yürütülen bir güç mücadelesi ve pazarlık yatıyordu. Siyasetin sahnesi, bir kez daha, gölgelerdeki dosyaların belirlediği bir senaryoya dönüşmüştü. Trump ABD’de yine Jeffrey Epstein Dosyası ile köşeye sıkıştırıldı. Bu gelişmeden sonra Trump’ın tavrı hangi yönde değişip gelişecek hep birlikte bekleyip göreceğiz.
 

Jeffrey Epstein Dosyası: Modern Siyasetin Gölge Düzenleyicisi

 

Suriye ve Gazze, işte bu iki örnek, Jeffrey Epstein dosyasının bir adli vaka olmanın çok ötesinde, şantaj, ensest ilişkiler ve ahlaksızlıklar ile örülmüş küresel bir güç aracına dönüştüğünü gösteriyor. Bu dosya, dünyanın en güçlü isimlerinin nasıl görünmez bir ağla birbirine bağlandığını, bu ağdaki sırların nasıl birer siyasi para birimi haline geldiğini ve uluslararası kriz anlarında nasıl nihai bir koz olarak kullanılabileceğini gösteren karanlık bir ayna konumunda.
 

Epstein'ın adası, sadece bir suç mahalli değil, aynı zamanda küresel nüfuzun, yaptırım gücünün ve sadakatin takas edildiği bir pazar yeri. Gazze'deki savaşın diplomatik arka planında veya Suriye'deki dengelerin değişiminde, bu "pazarlıkların" ve birbirini tutan sırların (yani dosyanın içeriğinin) belirleyici bir rol oynaması, artık sadece bir komplo teorisi değil, gücün modern doğasına dair muhtemel bir analiz haline geliyor.

 

Artık Güç, Bu Dosyanın Sayfalarında Saklı
 

Gazze’de soykırım tüm çıplaklığıyla sürerken, sayıları 50’yi aşan Müslüman ülkenin bu zulme seyirci kalması, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Bu ülkelerin eli kolu hangi dosyalarla, hangi bağlarla bağlandı? Bu sessizliğin bedeli ne, karşılığı kimlere verildi? Özel jetlerle hangi siyasetçilerin hangi adalara götürüldüğükimlerin kimlere ne borçlandığı er ya da geç ortaya çıkacak. İplerin kimin elinde olduğu bugün gizlenebilir; ama tarih beklemez, hep birlikte göreceğiz. Gazze'deki trajedinin ve Suriye'deki jeopolitik satrancın gölgesinde, Jeffrey Epstein dosyası bize çok net bir ders veriyor: Artık 21. yüzyılın gerçek gücü, yalnızca geleneksel ordulardan veya ekonomilerden değil, kontrol edilen ve stratejik anlarda kullanıma sokulan "sır arşivlerinden" geliyor. Bu dosyalar, diplomatik hamleleri yönlendirir, beklenmedik ittifakların kapısını açar ve uluslararası kriz anlarında ibreyi bir anda hareket ettirir.

 

Artık her liderin beklenmedik açıklamasını, her ülkenin ani politik dönüşünü izlerken, akla gelen ilk soru şu olmalı: "Acaba bu kararın arkasında, Jeffrey Epstein dosyasının hangi sayfası yatıyor?" Çünkü yeni dünya düzeni, belli ki bizim bildiğimiz diplomasi kitaplarında değil, bu kritik dosya gibi dosyaların şifreli sayfaları arasında yazılıyor. Ve bu dosya ve dosyalar henüz tam olarak açılmadı.

 

Vesselam…

 

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
https://www.bncmedyahaber.com/yazar-iki-profesor-iki-linc-bir-yargi-paketi-bir-kenevir-duzenlemesi-ve-senaryo-ayni-1237.html


Milli Gazete
https://www.milligazete.com.tr/jeffrey-epstein-dosyasi-gazzeden-suriyeye-golgedeki-kuresel-kaldirac

Kaynak: Editör:
Etiketler: Bebek, Yiyen, Çeşme, ve, Sözde, Medeniyetler, Şehri, İsviçre, -, Jeffrey, Epstein, Dosyası,
Yorumlar
Haber Yazılımı